Ahmet Şahin Biyografisi

8 Ekim, 2011

AHMET ŞAHİN

 

01.09.1943 tarihinde Antalya’nın Akseki ilçesi, Değirmenlik Köyü’nde bir kalaycı ustasının dört oğlundan biri olarak dünyaya geldim. Babam dönemin altın mesleklerinden olan kalaycılık mesleğinin ustasıydı. Komşu köylere gider bakır mutfak eşyalarını kalaylardı. Zor geçim şartları altında ben de ilkokul yıllarımda tatillerde babama yardımcı oldum. Babam beni yaz tatillerinde, kalay yaparken körük çekmem için yanında komşu köylere götürdü. Ali Kemal öğretmenim, 1956 yılında ilkokulu bitirince beni Aksu Öğretmen okuluna kaydettirmek istedi. Babamın öğretmenlik mesleğine olan saygısı ağzından düşürmediği şu cümlede mana buluyordu. ‘’ Öğretmenlik mesleği çok kutsaldır’’. Maalesef o yıl sevgili öğretmenim bir kaza sonucu vefat edince babam beni İstanbul’a yolladı.

Kasımpaşa Ortaokuluna kaydımı yaptılar. Dayımın oğlu Süleyman Ağabeyim, torunlar bir arada kalıyorduk. Öğleye kadar lokantada çalışıp, öğleden sonra okula gidiyordum. Yaşam zorlukları, hayat mücadelesi okumamam izin vermedi. Ağabeyim Vatan gazetesinin klişe atölyesinde çalışıyordu. Beni Nuruosmaniye caddesinde Akın klişe atölyesine çırak olarak verdi. Meslekte kısa sürede başarılı olmam, Havadis Gazetesinde (Güneş Matbaacılık) işe başlamama sebep oldu. 1963 yılında askere gittim, 1965 yılında askerliğimi bitirdim. Havadis Gazetesinde Müessese müdürü Mehmet Ali Bey’i ziyaret ettim. Havadis gazetesinde, gece gelen spor, havadis vb. haberlerin resim klişelerini yapıyordum. Bunların yanında, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu, Mehmet Şevket Ergin’in İstiklal Mecmuası, Aziz Nesin’in Zübük Dergisini ve Express Gazetesi, Babıâli de Sabah, Son Havadis gazetesinin klişelerini yaptık.

 

1966 yılında Ağabeyim Torun Şahin’le Karaköy, Yüksek kaldırımda Şah Eller unvanlı bir klişe atölyesi açtık. Gece Güneş Matbaasında gündüz kendi işyerimizde çalışmaya devam ettik.1968 yılında evlendim. İki kız iki oğlum var. Çocuklarım muhtelif üniversiteleri bitirip, ticari sahada değişik firma ve gruplarla çalışmalar yapmaktadırlar.

 

 

1970 yılında Güneş Matbaacılıktan ayrıldım. Şah Eller Madeni Etiket firmasını ağabeyime bırakarak, Hasköy Aynalı Kavak’ta Mekanik Sanayi firmasını kurdum. Çelik cetvel ve çelik üzerine asit işlemeli işler yaptım. Daha sonra Mekanik Metal San. Aş. Adında bir firma daha kurdum. Tv imal eden firmalara yan sanayi olarak  çalıştım. Cihan Elektronik, Beko, Sun Elektronik, Telra, Vestel çalıştığım firmalardan bazılarıdır. Topçulara bir şube açarak, demir çelik, yassı malzeme, aliminyum levha ve külçe satış işine girdim. Beyaz eşya satış, lokantacılık gibi işlerlede uğraştım. 1993 yılında sağlık durumlarımın el vermemesi sonucu, demir çelik işi haricinde ticari faaliyetlerimi fesh ettim.

 

Hareketli iş hayatımın bir anda sağlık sorunları nedeniyle sekteye uğraması, çalışma disiplini ve alışkanlıklarımdan kopamamam beni boşluğa itti. Bu ortamda köyümde, yöremin tarihi ve kültürel geçmişiyle ilgili çalışmalar yapmaya karar verdim. Çocukluğumda köyüme duyduğum özlem, köyümü çok sevmem, eskilerin birer birer kaybolması beni bu konuda tetikledi. Kaybolan ve kaybolmaya yüz tutmuş kültürel ve tarihsel mirası Ahmet Şahin Kültür evi çatısı altında toplamaya karar verdim. Değirmenlik Köyü’nde evimin altın ve bahçesini bir müze haline getirdim.

 

Ahmet Şahin Kültür Evi yöremizde tarihi ve kültürel önemli bir misyon yüklenmiştir. Bu misyon, geçmişimizi geleceğe aktarmak, çocuklarımıza dedelerinin, atalarının yaşam alanlarında çektikleri sıkıntıları göstermek, onları dünle buluşturup geleceğe köprüler kurmaktır. Yaşadığı köyünün örf ve adetlerini öğrenmek, tanımak, annesinin doğduğu, babasının oyunlar oynadığı yok olmak üzere olan evleri görmek, sahip çıkmak, çocuklarımıza, gençlerimize, misafirlerimize örnekler sunmak, zaman tünelinde bir nostalji yolculuğuna çıkmak, bu yolculukta da ben ve kültür evim kaptan olmayı görev edindik. Kültür evimiz köyümüzün, komşu köylerin, yörenin ve yazılı ve görsel basının odak noktası olmaya devam etmektedir. Tabii bu kültürel mirası sahnelemek kolay olmadı. Gün geldi kıskançlıklar oldu, gün geldi sahiplenme duyguları ağır bastı, gün geldi haddini aşan maddi karşılıklar türetildi. Her şeye rağmen kültür evi Değirmenlik Köyü’nde kültür ve tarih yolculuğuna hazır bir gemi gibi beklemekte, misafirlerini ağırlamaktadır.

 

Atalarından kalan yadigârları hediye eden sevgili Değirmenlikli hemşerilerime, akrabalarıma, komşu köylerden katkı sağlayan yöremin insanına, alçak gönüllülükle bana destek olan dost, arkadaş ve tanıdıklarıma teşekkür ediyorum.

 

Tarihe olan ilgim köyümde şehit düşmüş atalarımızın, mezarlarının olmadığı, bütün vatan toprağının onlara mezar olduğu bir zamanda bir ŞEHİTLİK sevdası doğurdu bende. Uzun uğraş ve araştırmalarım sonucunda Köyün girişinde Erenler kabristanın yanına bir şehitlik yaptırdım. Köyümden Balkan, Dünya, Cihan ve Kurtuluş savaşında şehit olan dedelerimizi bu şehitlikte topladım Al bayrağımızın altında yatmaktadırlar.

 

Eski bir yerleşim birimi olan, hayvancılık faaliyetlerinin birkaç aylığına yapıldığı İğdeli Oluğu (Döllük) de ebelerimizin adını yaşatmak içinde bir mesire yeri ve onlar adına bir anıt yapmayı planlıyorum. Bütün çalışmaları tamamlanmıştır. En kısa zamanda anıt dikilecektir.

 

Saygılarımla

 

 

 

AHMET ŞAHİN

Comments are closed.