Giyim Örnekleri

8 Ekim, 2011

DEĞİRMENLİK KÖYÜNDE GİYİM KUŞAM

Naim dayı evinin arkasındaki küçük evinde, (burada babası Yahya Efendi otururdu) dokuma tezgâhında kumaş dokurdu. Tezgâh ayaklı, iki elle sürgeli bir tezgâhtı. Kaput ve benzeri kumaşları dokurdu.

Dokuma, kücü, tezgâh, tarakla yapılırdı. İki tane kücü olur. Kücü, 50–60 cm uzunluğunda parmak kalınlığında iki sopanın arasına, sıkıştırılarak dizilen iplerden yapılır. Gücü de denir. Dokumalarda dezgahta çözgü tellerini ayırmaya yarar. Kalınca iplikten yapılmış olan tarak şeklinde çerçeve olarak da tarif edilir. İlmiklere gücü ipi denir. İpler, kücüde ince iplerin arasından sırayla geçilerek aşağıya bırakılır. Aşağıya bırakılan ipler ikinci kücüye geçilir (takılır). İpler iki kücü arasında dolanarak, aralarından geçirilerek doldurulur. Sonra kücüler biri önde biri arkada dezgaha (tezgâh) geçirilir. Sonra tezgâhtan darağı (tarak) alırız. Darak 50–60 cm uzunluğunda, iki yuvarlak, parmak kalınlığında sopanın arasına sık bir şekilde dizilmiş ince çöplerden oluşan dokuma aletidir. Kücüden alınan ipler darağın deliklerinin arasında geçirilerek aşağıya bırakılır. İpler darağın ince gözeneklerinin arasına sırayla dizilir. Kücüler uçlarından uzun, kalın iplerle dezgaha biri önde biri arkada asılır. Dezgahın ayağına bastığında, kücünün biri iner biri kalkar. Galkan (kalkan) kücünün yerini diğeri alır. Dezgahlarda aşağı yukarı indirilip kaldırılan tahta çubuğa varangelen denir. Onda kirime, dezgaha ayağımızla bastığımızda biri iner biri galkar. Aralarından darakla gide gele dokuruz. Elimizde gelbere olur. Darağın bir o yanından sokar ayağımızla basarız. Öbür yanından sokar, bir birini basarız, bir diğerini. Kücünün biri iner biri galkar dokumayı yaparız. El ağacımız vardır. Dokunan gumaş (kumaş) topunu, ona sararız. Dokuma bittimi di topu çıkarırız. Darak iki çeşit olur. Biri sık dişli biri seyrek dişli. İnce gazıl (dokuma ipi) seyrek darağa gonur. Çok güzel top çıkarır. Galın gazılı da sık darağı gorsun, yün şalvar, battane (battaniye) öglük (önlük) aba gumaşları dokurduk, darardık, dokurduk, goca ihramlar var bilemezsin sen. Cemile ebenin vardı bizim vardı dezgahımız, hıı ebem ya ebem. Arada bir dezgah açılır, bi birinden alıcak bi birinden. Defle, (ağaçtan yapılmış, kücüleri tutan dokuma aleti) sıkıştırır. Yüğ pantolon şalvar dokurduk. Gelbere, ağaçtan, tahtadan yapılmış sırlak bi şeydir, çatal bişi. (el büyüklüğünde bir tahta parçası olarak tarif etti). İki ucu da yarıktır. İp o yarıklardan sarılır. İpler sarılarak dokuma tezgâhına konur. Yere bırakınca gelbere çözülür. Dokuma yaparken iki tarafına çaprazlama olarak ip sarılır.  Dokuma yaparken duraklarda iplere bakarsın, ip gırıldı mı ularsın. Gumaş doldu, bittimi, çıkarır sararsın. Bana dokumayı şu Iraz ebenin, Ünzüle ebenin anası Arif ebe öğretti.

Değirmenlik köylüleri uzun entarilerin üzerine kuşak, soğuk günlerde de başlarına poçu bağlarlardı. Erkekleri genellikle üstte, el dokuması kıldan aba, onun altında gene el dokuması bezden yapılan zıbın. Ayakta, el dokuması yünden imal edilmiş şalvar (sonraları, “pontil” denilen kulaklıklı keçe pantolon) giyildi. Ayakta, kundura, lastik ayakkabı, iç giyim olarak da, ayakta, el örmesi çorap, uzun don ve göynek giyilirdi. Bunlar her şeyi ile köyde kadınlar tarafından imal edilir, para ile satın alınmazdı.

Kadınlar, üstte entari, onun altında uzun göynek, ayakta eteklik, onun altında paçalı don giyerler. Belde renkli peştemal kuşak vardır. Bu kuşak cep vazifesi görür. Katlanmış kısmın arasına, öteberi konulur. Ayakkabı olarak kundura, nalçalı, kopçalı postal ile lastik ayakkabı kullanılır. Kadınların başları evli ve bekâr olmalarına göre farklı örtülür. Evli kadınlar fes giyer, onun etrafına al sarar, fesin üstüne de beyaz çeki örtüsünü bağlar. Bekâr kadınlar ise tellik giyer, onun üstüne de başörtüsünü bağlar. Özel günlerde, üç etek ve fermana denilen entari giyerler. Basma diye adlandırılan, renkli, çiçekli kumaşlardan yapılan giysiler, entari, fistan ve eteklik olarak dikilir. Kadınlar renkli basmalardan köyün dikimi kuvvetli kadınlarına giysilerini diktirirler. Şalvarların üzerinde gömlek dediğimiz renkli basmalardan giysiler vardır. Ayaklarda, topuklardan lastikle boğulmuş pijamalar üzerine eteklik giyilir. Pijama entari altına giyilir. Entari üzerine belde bir sıra dolanmış kuşak vardır. Asla etekliksiz ve uzun entarisiz pijama giyilmez. Mutlaka ayaklara giyilen düz ve dar giysilerin üzerine eteklik ve entari giyilir. Renkli basmalardan yapılan bol şalvarlar görülür. Bu giysi etekliksiz giyilir. Kolsuz giysi örnekleri hiç görülmez. Entari ve fistanların üzerine el işi örme kazak ve yelekler giyilir. Bunlar genelde kolsuz ve yakasızdır. Önden düğmeli olup cepleri iç yandadır. Kadınlar örtülerini, çene altından serbest bağlar, sıkıca bağlayanlarada rastlanır. Bir kısmı da örtüsünün uçlarını çene altından dolayarak ensesine bağlar. Bağlayış biçimlerinde kadının yaşı ve yaptığı iş önemlidir. Çelme dediğimiz alın hizasından alınan örtünün uçları kulak üstüne dolanarak ensede bağlanır. İhtiyar kadınlar çeki bağlar. Çeki, örtünün altından veya üstünden alna gelecek şekilde beyaz bir tülbenttin bükülerek bağlanmasıdır.

 

Aba-Şalvar

Aba, yünden dövülerek yapılan koyuca veya açık renkli bir nevi ince keçe kumaştır. Değirmenlik Köyü’nde ustaları Kavas Mehmet dayının ilk karısı Şerif, İbrahim çavuş ve Hasan onbaşının kardeşi Hammana, Ali Sümbül’ün annesi Emiş ve Nazlı ebelerdir. Kumaş, koyun yününün sarılarak dokunmasından oluşur. Ağaç kökleriyle dokunacak kumaş renklendirilir. Yünler düzgün bir şekilde yayılmalıdır.  Yünlerin yayılma işinden sonra yuvarlama işi yapılır. Yuvarlanarak top haline gelen yünler tekneye yerleştirilir. İki kişi karşılıklı olarak yere uzanır ve yünleri tepeler. Tepeleme, iki kişinin karşılıklı olarak, ayaklarıyla yünü sıkıştırmasıdır. Keçeleşen yünlerin üzerine sıcak su dökülür. Tepeleme devam eder. Sonuçta dostluk, muhabbet keçeye rengini verir. Yünler, eğiçmeç denilen aletle eğrilerek ip haline getirilir. İpler beyaz ve karadır. İp germek, bir duvara 4 beyaz 4 siyah ipin dizilmesiyle başlar. Duvar hatıllıdır. Yapılan bu işin adı çözmektir. İpler birbirine aktarılarak geçirilir. Duvarda iplerin birbirine geçirilmesine kücü denir. İpler ayakların yardımıyla bir siyah bir beyaz taraklanır. Taraklar dizi dizi oluşturulur. Taraklama kumaşın dokunması bitinceye kadar devam eder. Taraklama bitince kumaş ortaya çıkar. Artık kumaş ölçü alınarak kesilir. Kesilen kumaşın kenarlarından çeşitli renkte iplerle ilmekler atılarak bağlanır. Kıl ve yünden yapılır. Ceketi andırır. Yakasız düz bir giysidir. Üste giyilir. Yünü dokurlar deperler ve dikerler.

Kuşak

Türk kadın ve erkek giyiminde bele sarılan, bağlanan dokumalara ve örgülere “kuşak” denir. Kadın giyiminde şalvarı bele bağlayan ve büzen kuşağa uçkur adı verilir. Genellikle 10–15 cm enindeki beyaz bezden yapılır. Bunların uçlarına bazı örgüler yapılır, püsküller takılır. Gerek erkek gerekse geleneksel Türk kadın giyiminde kuşakların üç temel fonksiyonu olmuştur:

  • Beli sıkmak ve vücudu soğuktan korumak, muhtemel bel ağrılarını önlemek
  • Cep gibi kullanılmak suretiyle para, saat, bıçak, enfiye kutusu, çakmak, tütün vs. taşımak.
  • Kıyafete zenginlik katmak

 

Geleneksel Türk erkek giyiminde kuşaklar iki çeşittir:

  • İç veya içlik kuşak.
  • Dış veya üstlük kuşak

 

Üç Etek

Arapça’da pamuk anlamına gelir. Anadolu’da deyre denir. Ayrıca çitari, alaca, altınoluk diye adlandırılır. Pamuklu, yünlü, ipek pamuk karışımı çuhadan yapılır. Dokumanın rengi kırmızı, pembe, sarı ve beyazdır. Üzerinde desen ve çizgiler vardır. Yol yol çizgiler ve motifler süsler. Motifler genellikle geometrik şekillidir. İçi astarlı olup, rengi genellikle beyaz ve sarıdır. Kol ağızları yırtmaçlıdır. Üç etek giysi türü olup genellikle ilk kadınlık gününde giyilir. Üzerine cepken denilen arkası düz önü renkli, parçalı bezden yapılmış yelek giyilir. Alta giyilen donun yukarısı beyaz dokumadan, dizden aşağısı renkli, desenli kumaştan yapılır.

Öncek (Önlük, Öğlük)

Kenarları süslemeli ve eteği püsküllü, yün, el dokumasından yapılmıştır. Kumaş yol yol desenlidir. Genellikle ayrı bir dokumadan yapımlı golan kuşakla bele bağlanır. Bele tutturulan kuşağa bel bağı denir. Değirmenlik’te önlüklerin belirli bir süsleme biçimi vardır. Üzerlerine renkli ve kertikli bezler süs olarak işlenir. Geometrik şekillerin arasına zikzaklı şekiller ve güneş motifi yerleştirilir. Püskül, boncuk, düğme de süslemelerde kullanılır. Her iki ucuna renkli püsküller dikilmiştir. Püsküllü uçlar arkada kalça üzerine getirilerek bağlanır. Kadın yürürken hafif hafif sallanır. Püsküllerin ucunda renkli boncuklar vardır.

Fes

10–12 cm yüksekliğinde bordo çuhadan yapılır. Üzerine gümüş süslemeler takılır. Gümüş süslemeler zincir ve takılardan oluşur. Saçlar ince örmelerle ayrılır. Fesin üzerine iğnelerle tutturulan ya da dikilen gümüş süslemeleri zülüf bastılar tamamlar. Yüzün iki yanından fese tutturulan, küçük kancalardan sarkıtılan zülüf bastılar kadın baş giyiminde önemlidir. Ayrıca kadınların baş süslemelerinde alna ve yana penez altınları takılır. Kadın baş süslemelerinde ekonomik durum ve yörenin sosyal yapısı etkilidir. Kadın başlarını süsleyen fesler hazır alınırdı. Ama giyilmeden önce birkaç işlemden geçirilirdi. Başta sürekli dik durması için içerisine parça mukavvalar döşenir ve astarlanıp kalıplanırdı.  Bu iş ince bir ustalık işiydi, aksi halde fes başta iyi durmazdı.

Fermana

Kesik yelek olarak dikkati çeker. Kumaşı çuha ve yünden olup kutnunun üstüne giyilir. Önü ilikli düğmeleri renklidir. Renkli, düğmesiz, simli olup bir kaç pulla süslenenler de vardır.. Kısa olup bele kadar gelen bir üst giysisidir. Uzun değildir, önden açık, yakasızdır.

Cıva

Değirmenlik Köyü’nde gelin başını süsleyen renkli tüylerdir. Bir taç şeklinde gelinin başına takılır. Horoz tüylerinin renkli ve uzun olanlarından seçilir. Bir sıra halinde beze dizilen tüyler, gelinin alın hizasından başın arka kısmına kadar uzanarak birleşir.

e. Kadın takıları

Zülüf Bastı

Kadının başını süsler. Baş üzerinde tellikten yanaklara doğru inen süslemelerdir. Gümüş ve boncuklardan oluşur. Uçlarında çeşitli altın ve gümüş paralar sallanır.

 

Yüzükler

Üzeri renkli plastik ve camdan yapılmış, bakır ve gümüşten takılardır. İnce ve kalın halka şeklinde olanları da vardır.

 

Küpe

Kulağa takılan takıdır. Uzun ve sarkanları da vardır.

Zülüf Bastı

Kadının başını süsler. Baş üzerinde tellikten yanaklara doğru inen süslemelerdir. Gümüş ve boncuklardan oluşur. Uçlarında çeşitli altın ve gümüş paralar sallanır.

 

Yeni dene

Boyuna takılır. Boyunda, çene altından geçirilerek, başta ki fesin yanlarından kancayla takılır. Gümüşten zincir şeklindedir. Boğum boğum bir görünümdedir.

 

Kıstı

Boyuna takılan gümüş zincirlerdir.

 

Fesinne (fes iğne)

Fesin önünü süsleyen, gümüşten yapılmış, işlemeli süslerdir. Bunların arasında gümüş ve altın paralara raslanır.

 

Bileklik

Tunç, bakır ve gümüşten yapılmış bilezik şeklinde takılardır.

 

Yüzükler

Üzeri renkli plastik ve camdan yapılmış, bakır ve gümüşten takılardır. İnce ve kalın halka şeklinde olanları da vardır.

 

Penez

Fese takılan, şekilsiz, yassı, işlemeli ve işlemesiz altınlardır. Küçük bir para şeklindedir.

Küpe

Kulağa takılan takıdır. Uzun ve sarkanları da vardır.

e. Giyim ve Dokuma aletleri

1.Eğiçmeç

İç içe geçen, ortaları delikli, iki küçük iç bükey, ensiz tahta parçası ile bunların ortalarından geçen ince bir saptan oluşur. Sapın ucu hafifçe yontulmuştur. İplik eğrilirken buraya eğreti olarak takılır. Sapın ucundan itibaren 1/3 kısmında büyükçe bir kertik vardır. Buraya saptan geçirilen kanatlar oturtulur. Bunların işlevi, eğiçmecin dönerek devrini tamamlamasıdır. Eğiçmeçe Ankara civarında fengere, Isparta da tengere adı verilir. Değirmenlik köyünde kılın, yünün eğrilerek ip haline getirilmesinden dolayı eğiçmeç denir. Eğiçmeçle ipi eğirmek için elde biraz kıl ve yün bulunmalıdır. Kıl ve yün sağ elin bileğine dolanır. Kıl ve yünün ucundan biraz ip yapılır. Yapılan iplik eğiçmeçin sonundaki çıkıntıya bağlanır. Eğiçmec sağdan sola çevrilerek (döndürülerek) sol elle tutulan yün elin şehadet ve başparmağıyla tutularak (çekilerek) istenilen kalınlıkta ip yapılır. Sonra kanatlar arasında çapraz vari sarılır. Eğiçmeç dolunca evvela sap sonrada kanatlar çıkarılır.

2.Taraklar

Uzunca bir tahtanın ucuna dikey istikamette gelecek şekilde, paralel sıralar halinde, üç dört sıra sıkça çakılmış ince madeni çubuklardan oluşur.

3.Tezgâh, (Dezgah)

İpliğin dokuma haline gelmesi için kullanılan mekanik bir vasıtadır. Köylerde dokuma işlerinde kullanırlar.

Bu yazı Genel katagorisi altında 8, Ekim Cumartesi, 2011 saat 11:15 yayınlanmıştır. RSS 2.0 beslemesiyle cevapları takip edebilirsiniz. Ya da kendi stenizden bir geri besleme, ve ya trackback yanıt bıraka bilirsiniz.

“Giyim Örnekleri” için 2 Yorum

  1. Kenan Erzurum Diyorki:

    NOT:Hakkında bilgi verdiğiniz ( Yazdığınız) hacetlerin fotoğraflarını da koysanız çok daha iyi olur. Verdiğiniz bilgiler kısa.

    Kolay gelsin.

  2. Ahmet_Sahin Diyorki:

    Öncelikle teşekkür ederim. Hayatımın belli bir dönemini, kendi imkanlarımı kullanarak bu kültür evini oluşturmaya adadım. Ama ne kadar özverili çalışsak da bir şeyler hep eksik kaldı. Ya zamanım olmadı ya sağlık problemlerim oldu. En son bu siteyi oluşturduk. Bu site bir blok sitesidir. İsteyen herkez Akseki, belde ve köyleriyle ilgili istediği yazıyı ve fotoğrafı burada paylaşabilir. şimdi iletişim sayfasına E-mail bilgisini de ekliyorum. Fotoğrafları oradan göndere bilirsiniz. Site içeriğiyle ilgili herhangi bir eksik ya da yanlış bir bilgi saptarsanız lütfen bana gönderin site de yayınlayalım. Eksiklerin ben de farkındayım. Bunları düzeltmeyi yeni fotoğraflar koymayı be de çok istiyorum. Fakat ben yaşlı bir adamım :) …. Bana yardımcı olursanız gerçekten çok sevinirim. Bu işe gönül veren herkese sesleniyorum. Bu site sizin. Benimle herşeyi paylaşa bilirsiniz. Yazı gönderin, fotoğraf gönderin, yanlışlıkları düzeltin, eksik birşey varsa lütfen tamamlayın. Hepinize hayırlı günler diliyorum….

Bir yorum yazın.